02.03.2010
Cenevre/Rüsselsheim. Sürüş menzili endişesinden uzak günlük kullanıma uygun bir elektrikli aile aracı olarak oyunun kurallarını değiştiren Opel Ampera, şirketin çevre dostu otomobillerle de ön cephede yer alma arzusunu gözler önüne seriyor.
Opel Ampera üretimin başlayacağı 2011 senesinde Avrupa piyasalarındaki ilk seri-üretim elektrikli taşıt olacak. Bu aracı önemli kılan bir diğer özellik de her gün kullanılmaya uygun eksiksiz bir aile otomobili olarak tasarlanmış olması.
“Ampera yük de alabilen pratik, dört-koltuklu bir elektrikli otomobilin ev halkının ilk otomobili olabileceğini gösterdi” diyen Elektrikli Taşıt Uygulama Direktörü Gherardo Corsini ekliyor: “ Bu sadece bir teori değil, bir yılda daha kısa sure içinde gerçek olacak bir otomobil”.
Opel Ampera, Opel’in yenilikçi teknolojilerdeki uzmanlığını kullanıp bunları uygun maliyetli hale getirerek alternatif itiş güçlerinde Avrupa’nın lideri olma misyonunun sadece bir kısmı.
Opel Ampera – haftanın her günü kullanılabilen elektrikli otomobil
Beş kapılı, dört kişilik Opel Ampera, diğer gelişmiş itiş sistemlerinden farklı şekilde çalışan, çığır açan bir elektrikli itiş teknolojisi kullanıyor. Ampera elektrikli itiş sistemi birincil güç kaynağı olarak elektriği kullanıyor. Benzinli bir motor-jeneratör, kesintisiz ve sürekli bir sürüş sağlamak üzere akü boşaldığında elektrik üreten ikincil bir güç kaynağı olarak çalışıyor.
Ampera’nın tekerlekleri her zaman ve her hızda elektrikle dönüyor. Ampera 60 km’ye (MVEG) kadar yolculuklarda, 16-kWh’lık lityum-iyon aküsünde depoladığı elektrik enerjisini kullanır ve sera gazı emisyonu veya başka zararlı emisyonlar yaratmıyor. Ampera bu açıdan Avrupalı müşterilerin günlük sürüş alışkanlıklarına çok uygun olacak. Örneğin, Alman sürücülerin yaklaşık yüzde 80’i günde 50 km’den az yol yapıyor.
Ampera sürücüye özgüven ve gönül rahatlığı veriyor
Klasik akülü-elektrikli bir araçların aksine “menzil kaygısını” ortadan kaldırıyor. Sürücüye, tükenmiş akü nedeniyle yolda kalmayacağı konusunda güven ve gönül rahatlığı veriyor.
Akünün enerjisi düşük olduğunda, araç üzerinde bulunan bir motor-jeneratör tarafından üretilen enerji Ampera’nın menzilini 500 km’nin üzerine çıkmasını sağlıyor.
Benzinle/E85’le çalıştırılan bir motor-jeneratör elektrikli tahrik ünitesini enerji ile beslemek için elektrik sağlarken, aynı zamanda aküyü şarj ediyor. Bu çalışma modu ile, araç üzerindeki şarj sistemi 230V çıkışa sahip standart bir ev prizine bağlayarak akü yeniden şarj edilmeden önce menzil 500 kilometreye kadar çıkarılabiliyor.
T şeklindeki akü paketinde bulunan 220’den fazla lityum-iyon hücre bol miktarda güç sağlıyor. Neredeyse tamamen sessiz elektrikli tahrik birimi 150 hp’ye karşılık gelen 370 Nm anlık tork sağlıyor; aracın sıfırdan 100 km/saate hızlanma süresi yaklaşık dokuz saniye ve azami hız161 km/saat.
Opel, günümüzdeki yakıt fiyatlarıyla Ampera’da elektrikli olarak alınan bir kilometrenin, klasik benzinli motorun yakıt harcamasının beşte birine karşılık geleceğini hesaplıyor.
Ampera evdeki herhangi bir 230v prizine takılabiliyor ve yaklaşık 3 saat içinde şarj edilebiliyor. Opel, İspanya’daki Iberdrola gibi enerji şirketleri ile elektrik araçlar için standardizasyon koşullarını ve şarj altyapısı oluşturulması koşullarını analiz ediyor.